Doğu Turu

  • Gidilecek Yer: Doğu Anadolu Bölgesi
  • Süresi: 9 gün
  • Fiyat: 1585TL

* Bu tur minumum 12 kişi ile yapılmaktadır fiyat iki kişilik odada 1 kişi bedelidir *

Satın Al

Gün 1 - İzmir / Amasya

İzmirden otobüsümüze binerek Amasya’ya doğru yolaçıkıyoruz. Amasya’ya vardığımızda otele yerleşiyoruz. Akşam yemeği otelde.

Gün 2 – Amasya / Tokat / Erzincan

Sabah kahvaltı mızı yaptıktan sonra. Amasya’daki gezimize, yirmi bini aşkın eserin sergilendiği Amasya Arkeoloji müzesi ve Mumyalar Müzesi ile başlıyoruz. Müzede Hititlerden Romalılara, Selçukludan Osmanlı’ya kadar birçok medeniyete ait eserin yanı sıra Anadolu mumyalarının en ilginçlerinden 8 tanesi sergilenmektedir. Müzeden sonra 20 yıldan fazla bir süre şehirde valilik yapmış olan II.Bayezid adına, oğlu şehzade Ahmet tarafından yaptırılmış olan şehirdeki en büyük Osmanlı yapısı olan Bayezid Külliyesi, Yeşilırmak’ın kıyısına sıra halinde dizilmiş olan Yalı Boyu evleri, burada şehzadelik yapmış Osmanlı Sultanlarının tek tek büstlerinin bulunduğu Şehzadeler Park, tarihi Saat Kulesi ve en yüksek burçları bulutların üstünde gibi görünen heybetli Kale ve Kral Kaya Mezarları’nın panoramik seyri ve Bimarhane gezilerinin ardından sevdaları tarihe mal olmuş Ferhat ile Şirin efsanesine konu olan su kanallarını görüyoruz. Öğle yemeğimizi restore edilmiş güzel bir Amasya konağında yöre yemekleriyle zenginleştirilmiş bir menü olarak alıp şehirden ayrılıyoruz. Turhal üzerinden Tokat’a geçiyoruz. Mütevazi şehirlerimizin başında gelen Tokat’ta Arkeoloji Müzesi olarak hizmet veren Gök medrese, türünün Anadolu’daki en zarif örneklerden biri olan Tokat Saat Kulesi ve yakın zamanda restore edilerek ziyarete açılan Mevlevihane gezilerimizin ardından Anadolu’da yazmacılığın merkezi konumunda olan Tokat’ta meşhur Tokat yazmalarından almak için Taşhan-Yazmacılar Çarşısı’na gidiyoruz. Alışveriş molasının ardından otelimize yerleşme. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.

Gün 3 – Erzincan / Erzurum

Kahvaltımızı erkenden yapıp Erzincan’a doğru yola çıkıyoruz. “Dereyolu” diye de bilinen Niksar, Suşehri, Refahiye, Sakaltutan Geçidi (2160 mt.) yoluyla Erzincan’a ulaşıyoruz. Karasu Nehri’nin Munzur ve Tercan Dağları arasında oluşturduğu ve kendi adıyla da bilinen geniş ve verimli ovaya kurulmuş olan Erzincan belki de ülkemizin en yeşil şehirlerindendir. Turistik bir il olmamasına rağmen yeşilliği ve insanlarının sıcaklığıyla aklınızda kalacak bir şehirdir Erzincan. Bakırcılar Çarşısı’nda vereceğimiz alışveriş molasında dileyenler birbirinden güzel ve farklı bakır işlerinden alabilirler. Öğle yemeğimizi şehirde serbest olarak aldıktan sonra Erzurum’a doğru yola çıkıyoruz. Uzunca bir süre boyunca Karasu Vadisi’nde yol alırken Doğu Anadolu doğasının ve coğrafyasının etkileyiciliğini de göreceksiniz. Doğu Anadolu’nun en büyük şehirlerinden ve aynı zamanda 1900 mt.lik yüksekliğiyle ülkemizin en yüksekteki şehir merkezi olan Erzurum’un eski eserlerinin neredeyse tamamı, aynen Diyarbakır’da olduğu volkanik, bazaltik kara taştandır. Şehrin geneline yayılmış olan kasvetli hava ile Palandöken’in karlı zirveleri tam bir tezat yaratırlar. Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden olan Çifte Minareli Medrese, Saltuklular dönemine tarihlenen Üç Kümbetler, Osmanlı mimarisinin şehirdeki gözde temsilcilerinden ve aynı zamanda da “oltu taşı” mağazalarının bulunduğu Taşhan ve ilgi çekici çinileriyle ön plana çıkan Yakutiye Medresesi gezilerimizden sonra Palandöken Dağı’ndaki otelimize çıkıyoruz. Üniversitelerarası 2011 Kış Olimpiyatları’ndan sonra Dünya çapında kış sporları tesislerine sahip olan Palandöken Kayak Merkezi’ne kim bilir bir sonraki sefere kaymaya da gelirsiniz? Konaklama ve akşam yemeği otelimizde.

Gün 4 – Erzurum / Kars

Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra Kars’a doğru yola çıkıyoruz. Pasinler’den geçerken Aras ve Kargapazarı nehirlerinin kesiştiği noktaya inşa edilmiş olan 800 yıllık Moğol eseri olan Çobandede Köprüsü’nde fotoğraf molası verdikten sonra Horasan, Sarıkamış yoluyla Kars’a ulaşacağız. Ülkemizin en doğusunda olmasına rağmen, aslında Kafkasya’nın en batısında olan bir şehirdir. Yani hem doğulu, hem batılı özellikleriyle çevresindeki Erzurum, Ağrı, Iğdır gibi illerden kültürel anlamda çok farklı, kıpır kıpır, sokakları hayat dolu bir şehirdir Kars. 1877 yılından sonraki 40 yıl boyunca Rus işgalindeyken yeniden kurulan şehir, Baltık mimarisinin ülkemizde en iyi izlenebileceği merkezdir. Birbirini 90 derecelik açıyla kesen sokaklar, cepheleri süslü, kesme taş binalar.. Kars’ı çok seveceksiniz, biz bundan eminiz! Kars şehir merkezine bir kartal yuvası gibi tepeden bakan Kars Kalesi, Katedral diye de bilinen 12 Havariler Kilisesi gezilerini yaptıktan sonra serbest bir şekilde öğle yemeğimizi alıyoruz. Yemekten sonra ülkemizin en uç noktasına, tam Ermenistan sınırında yer alan Ani Harabeleri’ne gidiyoruz. Ani 1000 yıl öncesinin bölgenin en büyük, en zengin şehri imiş. Zaten ören yerinde göreceğimiz anıtsal yapılardan bunu hemen anlayacaksınız. Surları, kapıları, Resimli Kilise, Aziz Pirkitch Kilisesi, Menuçehr Camisi, İpekyolu Köprüsü gibi eserleri görerek 2 ülke arasında sınırı oluşturan Arpaçay’a tepeden bakarak bu unutulmaz geziyi tamamlayıp, tekrar şehir merkezine döneceğiz. Akşam yemeği ve konaklama için otele yerleşme.

Gün 5 – Kars / Van

Kahvaltımızı yaptıktan sonra otelden ayrılıyoruz. İlk olarak Digor, Tuzluca yolunu kullanarak, uzunca bir süre Ermenistan sınırına paralel bir şekilde giderek Iğdır’a ulaşıyoruz. Dikkatle bakarsanız Erivan’ın evleri ve sınırımıza çok yakın kurulmuş olan Metzamor Nükleer Santrali’ni de görebilirsiniz. Iğdır Ovası Doğu’nun Çukurovası olarak adlandırılır. Yüksek dağların arasına sıkıştığı için çevresinden çok daha yumuşak ve ılıman bir havaya sahip olan ovada her türlü sebze ve meyve hatta pamuk bile yetişmektedir. Iğdır’ın sırtını dayamış olduğu, 5137 mt.lik yüksekliğiyle ülkemizin en yüksek dağı olan Ağrı Dağı’nı fotoğraflamak için uygun bir noktada mutlaka duracağız, merak etmeyin!? Doğu Beyazıt çarşısında vereceğimiz alışveriş molasında yan yana sıralanmış pek çok Pasajda pek çok farklı ürünü normal fiyatlarından çok daha ucuza alma şansınız olur. Öğle yemeğinden sonra İshak Paşa Sarayı’na çıkıyoruz. 220 yıllık bu saray yapıldığı günden buyana tüm Doğu Anadolu’nun sembol yapısı olmuştur. Bütün ovaya tepeden bakan konumuyla, birbirinden eşsiz taş işlemeli anıtsal kapılarıyla, 116 odalı muhteşem bir saray yapısı bizi bekliyor. İshak Paşa’dan sonra Van’a doğru yola çıkıyoruz. Tendürek Dağı Geçidi’nden (2644 mt.) geçerken katılaşmış lavları, Çaldıran Ovası’ndan geçerken meşhur savaşın geçtiği alanları göreceğiz. Bendi Mahi Çayı üzerindeki Muradiye Şelalesi’nde de fotoğraf molası verdikten sonra Doğu’nun Paris’i de denilen ve ülkemizin en büyük gölü olan Van Denizi”nin kıyısına kurulmuş olan Van’a ulaşıyoruz. Konaklama ve akşam yemeği “Deniz” kıyısındaki otelimizde.

Gün 6 – Van

Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra tüm gün Doğu’nun Paris’i diye bilinen şehirlerimizden Van’ı geziyoruz. İlk olarak Urartu krallarından II.Sarduri’nin yaptırdığı ve tarihi Sardurihinili diye geçen Çavuştepe Kalesi’ne gidiyoruz. Van-Hakkari karayolunun üzerinde bulunan bu etkileyici kale adını aldığı Çavuştepe ovasına tepeden bakmaktadır. Kalede; depo, işlik, saray ve tapınak kalıntılarını görüp, eğer şanslıysak Dünyanın sayılı Urartuca bilen kişilerinden birisi; örenyeri bekçisi Mehmet amcayla tanışıp, ondan Urartu yazıtlarını dinleyeceğiz. Van denince ilk akla gelen yapı olan Akdamar Adası ve kilisesi var sırada.. Ülkemizin en büyük gölüne bölge insanı Deniz der. Üzerinde yapacağımız yarım saatlik tekne yolculuğuyla ulaşacağımız Akdamar Adası’nın ve Kilisesi’nin kavuşamayan aşıklarının hüzünlü hikayesini ve Kral Gagik’in muhteşem kilisesinin tarihini öğrendikten sonra öğle yemeğimizi Van“Denizi” kıyısında alacağız. Dileyenler Van’a özgü inci kefalinin tadına bakabilirler. Yemekten sonra Doğu Anadolu ve İran kültürünün en önemli öğelerinden olan Halı ve Kilimler hakkında ayrıntılı bilgi alabileceğimiz Halı-Kilim Kooperatifinde bir mola verip, daha sonra Tuşpa diye de bilinen, gerçek adı ise yazılı kaynaklarda kral I.Sarduri’den dolayı Sardurihinili olan Van Kalesi’ne gidiyoruz. Surlar, kale camisi, Urartu krallarının kaya mezarları ve kale kapılarını gördükten sonra otelimize dönüyoruz. Konaklama ve akşam yemeği otelimizde.

Gün 7 – Van / Elazığ / Malatya

Kahvaltımızı yapıp sonra otelden ayrılıp Kuskunkıran Geçidi’ni (2234 mt.) aşarak Tatvan’a ulaşıp, Ahlat’a geçiyoruz. Bazıları 3.5 mt. boyunda olan anıtsal mezar taşlarıyla dolu olan Selçuklu Mezarlığı ve çevresindeki pek çok farklı tarzda inşa edilmiş kümbetlerden en ilginci olan Emir Bayındır Kümbeti’ni görüp Muş Ovası’na yöneliyoruz. Bingöl şehir merkezinde öğle yemeği molası verdikten sonra Elazığ’a ulaşıp, Harput’u geziyoruz. Harput Ulu camisi ve yüzlerce yıllık Harput konaklarını görüp Harput Kalesi’ni karşıdan izliyor ve fotoğraflıyoruz. Elazığ şehir merkezinde yapacağımız panoramik gezinin ardından, konaklama ve akşam yemeği için kayısı diyarı Malatya’ ya geçiyoruz.

Gün 8 – Malatya / Sivas

Kahvaltımızı yaptıktan sonraa kayısı diyarı Malatya’yı geziyoruz. Panoramik turun ardından, Malatya Çarşısı’nda yapacağımız alışveriş molasında başta kayısı kurusu olmak üzere pek çok ürünü satın alabilirsiniz. Malatya’dan ayrıldıktan sonra Kangal’a doğru yola çıkıyoruz. Hekimhan üzerinden ulaşacağımız Kangal’da Dünyaca meşhur Kangal köpekleri üretme çiftliğine uğruyoruz. Dağlar arasına sıkışmış gibi duran Divriği ilçesi Unesco Dünya Mirası listesindeki çok değerli bir eseri barındırıyor; Divriği Darüşşifası ve Ulu camisi. Mengücekler döneminden günümüze kalan bu önemli eser, özellikle anıtsal taç kapılarındaki taş işçiliğiyle Dünya’da tek! Şunu da belirtelim ki, ulaşımının zor olmasından dolayı Divriği ülkemizdeki tur programlarının hiçbirinde yer almamaktadır. Ancak, inanın bu eseri gördükten sonra “iyi ki buraya gelmişiz” diyeceksiniz. Akşam saatlerinde Sivas’ a ulaşıyoruz ve otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeğimiz otelde.

Gün 9 – Sivas / Yozgat / İzmir

Gezimizin son kahvaltısını otelde yaptıktan sonra otelimize çok yakın mesafedeki tarihi eserleri yürüyerek geziyoruz. Selçuklu Sultanı İzzeddin Keykavus döneminde Anadolu Selçuklu Devleti’nin merkeziydi. 1200lerin ortalarından itibaren şehir birbirinden güzel yapılarla donandı. Buruciye ve Çifte Minareli medreseleri gördükten sonra Sivas Kongre Binası’nı gezerek bu güzel ve modern şehrimizden ayrılıp Hattuşa’ya doğru yola çıkıyoruz. Yıldızeli, Akdağmadeni, Yozgat üzerinden Hattuşa’ya ulaşıyoruz. 3500 yıl önceki Dünyanın en güçlü 2 devletinden biri olan Hititlerin efsanevi başkenti olan Hattuşa oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Ören yeri içindeki gezimizin tamamını otobüsümüzle yapacağız. Sırasıyla Büyük Tapınak, Aslanlı Kapı, Sfenksli Kapı, Yerkapı, Kral Kapısı, Tapınaklar mahallesi gezilerimizi yaparak Yazılıkaya Açıkhava Mabedi’ne geçeceğiz. Hattuşa’ya 2 km mesafedeki bu büyük Açıkhava tapınağında 1000 tanrılı Hititlerin pek çok tanrı ve tanrıçasının kabartması kayalara oyulmuş bir şekilde görülebiliyor. Burası aynı zamanda da son büyük Hitit kralı olan IV.Tuthaliya’nın da mezarıdır. Bu gezimizden sonra öğlen yemeğimizi alıp İstanbul’a dönüş yoluna geçiyoruz. Sungurlu, Kırıkkale, Elmadağ, Ankara, Afyon rotasını takip ederek 1 hafta önce ayrılmış olduğumuz İzmir’imize geri dönüyoruz

 

 

HOTEL

- Amasya

Büyük Amasya Hotel www.applegrup.com/ingilizce/amasya-otel/amasya-otel.php

- Erzincan

Grand Simay Hotel www.simayhotel.com

- Erzurum

Amiller Hotel www.otelamiller.com

- Kars

Kar’s Otel  www.karsotel.com

- Van

Elite World  www.eliteworldvan.com.tr/default-tr.html

 

- Malatya

Grand Aksac Hotel  www.aksachotel.com

- Sivas

Büyük Hotel  www.sivasbuyukotel.com

 

 

ÜCRETE DAHİL OLAN HİZMETLER

- Otobüs

- Otellerde 8 gece yarım pansiyon konaklama

- Tüm çevre gezileri

- Rehberlik hizmetleri

- Kairos Tur Güvencesi

- 1618 Nolu Turizm Kanununa Göre Zorunlu Seyahat Sigortası

ÜCRETE DAHİL OLMAYAN HİZMETLER

- Ekstra Turlar

- Öğle yemekleri ve akşam yemeklerinde alınan içecekler

- Otelde yapılan özel harcamalar

- Müze ve ören girişleri