Atatürk Arboretumu İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Bahçeköy’de bulunmaktadır. Şehrin hemen içinde saklı bir cennet olarak karşımıza çıkmaktadır.

Arboretum kelimesinin anlamı ağaç evi demektir, öyle ki yüzlerce çeşit ağacı aynı anda görebilir, ağaçların altında bulunan isimleri ile bilgilenebilirsiniz.

Araçlarıyla gelmek isteyenler Beşiktaş’tan Sarıyer yönünde Büyükdere Caddesi’nden Hacıosman’a geldiklerinden sonra tabelaları takip ederek Bahçeköy yoluna saparak Bahçeköy’e geldikten sonra, İstanbul Üniversitesi spor salonunun karşısındaki Kemerburgaz Yolu (sol tarafta) ‘ndan dönerek 500 m ileride solda arboretuma gelmiş olurlar.

Belgrad Ormanları’nın bir kısmını da oluşturan Atatürk Arboretumu, aynı zaman da Fatih Ormanı’na da komşu olup, koşu ve yürüyüş parkuru bulundurmamaktadır.

Atatürk Arboretumu‘na toplum ulaşım araçlarını kullanıp gitmek isteyenler ise, Hacıosman’da metrodan indikten sonra her 15 dakikada 1 kalkan 42HM numaralı Bahçeköy otobüslerine binerek 20 dakikalık yolculuk sonrası Bahçeköy’de inip, Kemerburgaz yolundan 500 m yürüyerek ulaşabilirler.

 

Üyelikleri olmayanlar sadece hafta içi ağaçevine girebiliyorlar. Atatürk Arboretumu giriş ücretideğişmekle hafta içinde yetişkinlere 4, öğrencilere 2 liradır. Hafta sonlarında girişlerin herkese açılmasıyla birlikte yetişkinler 10, öğrenciler 5 lira ödemek zorundalar. Üyelik için ise birkaç yüz lira vermeniz gerekiyor. Arboretuma girdiğinizde burayı biryerden tanıyorum diyeceksiniz.

Çünkü özellikle 90’lı yıllarda birçok klibin günümüzde halen dizilerde ve reklam filmlerinin çekildiği yerdir. Coşkun Sabah’ın Anılar şarkısının klibi de burada çekilmiştir. Bu benim televizyondan en son fark ettiğim örnekti.

Atatürk Arboretumu‘nda toplam 3 adet gölet bulunmaktadır. Göletlerde yüzen ördekler sizlere harika fotoğraflık pozlar vermektedir. Binlerce çeşit bitkiyi aynı anda görebilme imkanınız olacak.
Atatürk Arboretumu‘nda mangal yapılmasına izin verilmemektedir içeride ama sandviç tarzı besinlerle beslenebilirsiniz içeride. Saklı cennet neden denildiğini gidince anlayacaksınız kesinlikle.

Harika bir doğası, kokusu, renkleri var her mevsim. Hatta yanınızda yastık getirip uyumanızı da öneririm. Kesinlikle bağımlısı olacaksınız buranın, içinizden acaba şu mevsimde nasıl olur burası diye soracaksınız. Özel olan bir örneği de Yalova’da bulunan Karaca Arboretum’dur.

Göletlerde yüzen yılanlar, kaplumbağalar görünce de korkmayın. Arboretum girişinde sağda kalan biraz uzun bayırdan çıktıktan sonra eskiden kullanılan yangın gözetleme kulesine ulaşabilirsiniz.

Dilerseniz o kuleye çıkınca İstanbul’un büyük bölümünü görme imkanı elde edeceksiniz. Eski Keloğlan film serilerinden birinde de bu kule kullanılmıştır televizyonda rastlayınca fark ettim.

Fotoğraf makinenizin deklanşörünün en çalışkan vakitlerini geçireceği yer olan Atatürk Arboretumu‘nu kesinlikle ölmeden önce gidip görün bu doğal güzelliği saklı cenneti. Belki öldükten sonra görme imkanınız olamaz bir daha cenneti.