Barındırdığı yaban hayat ve bitki çeşitliliğiyle dikkat çeken, 1999 yılında Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından ‘acil olarak korunması gereken 100 sıcak nokta’dan biri ilan edilen Yenice Ormanları’nı adımlıyoruz.

Gezmek bir sanatsa eğer, yürümek bu eylemin en etkili ve güzel yöntemidir kuşkusuz. Bir kenti keşfetmek ancak onun sokaklarını adım adım dolaşmakla mümkün olabilir. Yürürken ayrıntıların farkına varır, bize giderek yabancılaşan doğayı yeniden tanır ve gezdiğimiz yerin ruhuna dokunmaya çalışırız bir anlamda. Değişik bir tatil anlayışını tercih ederek büyük kentlerin kaosundan uzaklaşmak isteyen insanlar, trekking rotaları gibi serüven dolu farklı alanlar arıyorlar artık. Dünyada birçok örneği bulunan ve sayısız doğaseveri kucaklayan bu yürüyüş güzergahları, ülkemiz geneline de yayılmakta son yıllarda. Likya, St. Paul ve İstiklal Yolu gibi işaretlenmiş uzun rotalara, Karabük Yenice Ormanları doğa yürüyüş parkurları eklendi geçtiğimiz Ekim ayında.

Türkiye’nin en büyük blok ormanları

Karabük Valiliği’nin Yenice Ormanları projesinde çalışmak üzere bir bahar sabahı yollara düştüm aylar önce. Türkiye’nin en büyük blok ormanları, derin bir vadiyi kuşatan yemyeşil yüzüyle karşıladı beni. Karabük-Yenice arasındaki karayolu, Filyos Çayı ve tren hattının yarenliğinde tam on altı tüneli aşarak ulaşıyor ilçeye. Sabahları kalın sis perdesini kuşanan ormanlık bölge masalımsı bir havaya büründürüyor yolculuğu. Her tünele girişte önümüzde beliren karanlık siluetin ardından Yenice Ormanları’nın gür dokusu manzarayı süslüyor. Güneye bakan yamaçları sandal ve çam, kuzey tarafı ise sarı-beyaz ıhlamur ağaçlarıyla sarmalanan bu coğrafya gerçekten çok etkileyici. Taze sürgünlerin boy vermeye başladığı bir Mayıs gününde, yürüyüş ve bisiklet parkurlarını belirleme çalışmalarına başlıyoruz. Orman İşletme Müdürlüğü tarafından kendi içinde on üç bölgeye ayrılan bu bakir alan, geniş orman yollarıyla birbirine bağlanmış durumda. Bir elimizde GPS, diğer elimizde boya kutularıyla ormanın derinliklerine ilerledikçe, bu sonsuz zenginliği yaşatmaya çağıran büyülü bir dünyaya doğru yol alıyoruz sanki. Dalların arasından süzülen gün ışığı benzersiz gölge oyunları yaratıyor. Kısa ömürlü küçük dereler köpüren sularıyla dans ediyor ağaçların arasında. Sessizliği bozan kuş cıvıltılarına rüzgarda usulca salınan yaprakların hışırtıları karışıyor. Orman yangınlarını önlemek amacıyla yapılan göletler, gökyüzünü kıskandırırcasına mavi mavi göz kırpıyor bize. Kasvetli kış mevsimini geride bırakan kiraz, badem ve armut ağaçlarının renk renk açan çiçekleri güzellikte birbirleriyle yarışıyorlar adeta. Her ağacın, her kayanın anlatacak bir hikayesi var burada. Tüm ayrıntılarıyla bu tablo doğanın gizemli ruhunu ve uyumunu yansıtıyor. Yüzümü yalayan deli rüzgarlar eşliğinde, yeşil sessizliği keşfetmeye koyuluyorum heyecanla.

Devasa anıt ağaçlar

Kendine has bir mikro klimaya sahip olan Yenice Ormanları’nın en önemli bölümü, kuşkusuz anıt ağaçların bulunduğu Arboretum alanı. Suyun ve nemin yarattığı zengin bitki çeşitliliğinin ürünü olan anıt ağaçlar, bu doğa harikasının en değerli hazineleri arasında. Türlerinin diğer örneklerine göre olağanüstü çap ve boya ulaşan bu nadir ağaçlar, ‘Tabiat Anıtı’ olarak tescil edilmiş ve koruma altına alınmış. Çevreleri 2 ila 7 metre, boyları ise 18 ila 30 metre arasında değişen Istıranca meşesi, Türk fındığı, porsuk, Kafkas ıhlamuru, dağ karaağacı ve akçaağaçlarıyla Yenice Ormanları, bir açık hava müzesi konumunda. Dev cüsseleriyle gökyüzüne uzanan bu anıtsal gövdeleri hayranlıkla seyrederken, tabiat ananın yaratıcılığına bir kez daha saygı duyuyorum.

Geride bıraktığımız her ayak izi ayrıntıları keşfetmemize biraz daha yardımcı olurken, Yenice Kaymakamlığı’nın koordinasyonunda sürdürülen çalışmalar bir aylık süreyi dolduruyordu. Bu zaman dilimindeki yoğun uğraşlar, Kavaklı, Şimşirdere, Çitdere, Kızılkaya, Karakaya ve Göktepe bölgelerinde yürüyüş ve bisiklet parkurlarının ortaya çıkmasını sağladı. Orman yolları ve patikalar boyunca GPS koordinatları alındı, yürüyüşçülerin işini kolaylaştırmak adına rota benzerleri gibi uluslararası standartlarda kırmızı-beyaz çizgilerle işaretlendi ve özellikle kavşak noktalarına yön tabelaları yerleştirildi. Tüm bu çalışmalar sonucu doğal kaynaklar ve ekolojik değerler gözetilerek alternatif güzergahlarla birlikte 396 kilometreye ulaşan tam 21 yürüyüş rotası belirlendi. Son aşamada parkurların detaylı haritalarıyla bezenen ve aynı zamanda Yenice Kaymakamlığı’nın internet sitesinde de yer alan bir rehber kitap hazırlandı. Kısa, günübirlik ve uzun rotalarıyla her seviyeden yürüyüşçüye hitap eden Yenice parkurları, doğa tutkunlarına farklı seçenekler sunuyor. Özellikle Kent Ormanı ile Arboretum sahası arasındaki altı günlük en uzun parkur, konuklarını bu etkileyici doğa parçasının hemen hemen tüm güzelliklerinin sergilendiği müthiş bir maceraya davet ediyor.

 

Yeni bir ekoturizm merkezi

Tropik bölgeler dışında dünyanın ender coğrafyalarında rastlanan anıtsal ağaçları, yemyeşil vadileri, yükseklikleri iki bin metrelere ulaşan dağları, derin kanyonları, her daim çağıltılı dereleri, sürpriz şelaleleri, yaban hayatı ve değişik bitki çeşitliliğiyle Yenice Ormanları, farklı outdoor aktiviteleri için gerçek bir ekoturizm merkezi aynı zamanda. Günübirlik veya kamplı yürüyüş güzergahları ile bisiklet rotaları dışında, kanyoning, kaya tırmanışı, kuş gözlemi, foto safari, botanik yürüyüşleri, rafting ve yamaç paraşütü gibi etkinlikler de yapılabiliyor bu bakir alanda. Ormanın derinliklerindeki tesisler ve yol boyunca rastlayacağınız pınarlar, doğaseverlerin macera dolu aktivitelerini kolaylaştıran unsurlar aynı zamanda.

Tüm bu aktivitelerin merkezi, elbette ki bölgeye adını veren Yenice ilçesi. Gür orman alanının tam ortasına konumlanan vadilerin buluşma noktasındaki yeşil Yenice’nin ekonomisi, maden ocakları ve orman ürünleriyle canlanmış geçmiş yıllarda. Maket ağaç evler, baston ve tahta kaşıkların hediyelik eşya tezgahlarını süslediği ilçenin yeni umudu ekoturizm şimdilerde. İstanbul’a 417, Ankara’ya 257 kilometre uzaklıktaki Yenice’ye en güzel ulaşım alternatifi, Karabük-Zonguldak hattında işleyen tren. Buralara kadar gelmişken özgün mimari dokusuyla dikkat çeken Safranbolu’nun yanı sıra, Eskipazar ilçesine bağlı ve mozaikleriyle ünlü Hadrianoupolis ören yeri de mutlaka ziyaret edilmeli.
Kırmızı-beyaz çizgilerle işaretlenmiş patikalarda özgürce yürümek, doğanın sizin için hazırladığı sürprizlere tanıklık etmek, eski çağlardan beri maden yıkamada kullanılan antik Küre havuzunda tarihin gizemli soluğunu hissetmek, çağıltılı derelerde ve şelalelerde yüzmek, ağaç denizini andıran parıltılı göletlerde piknik yapmak istiyorsanız yürüyüş botlarını ayağınıza geçirin ve Yenice’yi keşfe çıkın. Uçsuz bucaksız bir ağaç müzesine benzeyen ormanda yaşadığınızı yeniden duyumsayabilmek, yaprakların yeşilden sarıya, kahveden kızıla dönüşen renk cümbüşünü izleyebilmek için bundan güzel fırsat olur mu?