Merkez Kapadokya’nın en yüksek tepesine kurulu olan Uçhisar, kalesi, evleri, şık otel ve restoranları, hediyelik eşya satan dükkanları ile son yılların gözde durağı olmuştur.

Nevşehir’e 10 km uzaklıkta yer alan Uçhisar, kalesinin eteklerinden dökülen eski yapıları ile daha ilk bakışta çarpıcı bir görüntü sunar.

Vadinin hemen her yerinden kolaylıkla farkedilen, uzaktan bakıldığında büyük bir kaya parçasını andıran kale, yaklaştıkça dokusunu belli eder. Göz göz odacıkları, girintili çıkıntılı yüzeyi ve günün her saatinde değişen rengiyle büyüleyici, masalsı ve gizemlidir.

Uçhisar Kalesi kadar muhteşem bir başka görüntü ise kalenin tepesinden vadiye bakmaktır.

80 km uzaklıktaki Erciyes Dağı’nın başrol oynadığı bu benzersiz panaroma, Kapadokya’nın ta kendisidir.

Labirent Gibi

Bölgedeki kale mimarisinin en güzel örneği olarak kabul edilen Uçhisar kalesi’nin içinde dolanan merdivenler, tüneller ve kolidorlar çok sayı da küçük odayı birbirine bağlar. İçinde yer yer çöküntüler oluştuğundan tümünü gezmek imkansız olsa da ziyarete açık kısımları fantastik bir yolculuğun anahtarı olacaktır. Tıpkı yeraltı şehirlerinde olduğu gibi burada da sürgü taşları hem kaleye çıkışı hem de odalardan odalara geçişi kontrol altında tutmuştur.

Arap saldırılarına karşı güçlü bir savunma noktası olduğu da bilinen kalenin yeraltından giden uzun tünellere sahip olduğu düşünülüyor.

Uçhisar’dan Avanos yoluna kadar uzanan Aşk Vadisi, Peribacalarının ilginç formları nedeniyle foto safari yapanların gözde durağı. Aşk Vadisi, aynı zamanda yürüyüş ve bisiklet için mükemmel rotalar çiziyor.