Ölüdeniz, altın sarısı kumsalı ve çam ağaçlarıyla örtülü dağlarıyla dünyanın en huzurlu lagünlerinden biriydi.

Doğal güzelliği girişimciler tarafından keşfedildi. Aynı dönemde bölge milli park statüsü kazandı.

Böylece Ölüdeniz az katlı binaları, küçük otel ve apartmanları arkadaki vadiye uzanan bir köy halinde bırakıldı.

Lagünün büyük kısmının doğal hali korunmuş oldu.

Bugün seyahat kitapçıklarında tek başına Ölüdeniz olarak gördüğünüz yer aslında üç kısımdan oluşur. Bunlar Ölüdeniz’in kendisi, biraz daha büyük ve gürültülü olan Ovacık köyü, bütün büyük otel ve diskoların olduğu Hisarönü isimli küçük kasabalardır.

Hem Hisarönü hem de Ovacık plato üzerinde, sahilden yaklaşık 4 km uzaktadır. Rezervasyon yaptırırken bu noktaya dikkat etmek gerekir.

Plajlar

Ölüdeniz’de lagünün tamamı oldukça sığdır. Altın rengi kumla ve durgun suyla kaplıdır. Kum biraz çakıllı olsa da burası küçük çocuklar için kusursuz bir plajdır.

Eğer ormanlık kısma doğru çıkarsanız, burada çam ağaçlarının gölgesinde kamp yapabilirsiniz. Böylece kızgın Akdeniz güneşinden korunabilirsiniz.

Plajı pek çok su sporu meraklısıyla paylaşacağınızı unutmayın. Kumsal tepeciklerinin diğer tarafında, açık denize bakan Belcekız Plajı’nda su aniden derinleşir.

Ayrıca burada pek gölgelik alan da yoktur. Dolayısyla bu yüzden burası genellikle yetişkinler tarafından tercih edilir. Daha sessiz olan Kidrak Plajı da bir kaç kilometre doğuda yer alır.

Plajların Ötesinde

Ölüdeniz, kendi içinde plaj gerisinde çok az aktiviteye sahiptir. Ancak eğlenmek için çok uzağa gitmenize de gerek yok. Tepenin hemen üzerinde Hisarönü yakınlarındaki Kaya Köy, 1924 yılında Türkiye’den gönderilen Rumlar tarafından terk edilmiş tarihi bir köydür.

Enfes kumsalı ve kelebeklerle dolu çayırlardan şelalelere uzanan yürüyüş imkanlarıyla gizli bir cennet olan Kelebekler Vadisi’ni unutmayın. Alışveriş ve Türk hamamı seviyorsanız Fethiye’nin yerli halkından tavsiye alabilirsiniz.

Kıyıdan açıkta dalış sahaları bulunur. Ölüdeniz’e tepeden bakan ve dünyanın en muhteşem yamaç paraşütü merkezlerinden birisi olan Babadağ’da eğitimlere katılabilirsiniz. Tek başınıza uçabilir ya da pilotla plaja iniş gerçekleştirebileceğiniz bir tandem uçuş yapabilirsiniz.

Tarihi Noktalar

Ölüdeniz, muhteşem antik harabe şehirlerden oluşan bir halkanın tam ortasında bulunur. Buz gibi soğuk suların sarp kayalar boyunca aktığı Saklıkent’i mutlaka görün. Hemen yakındaki Tlos ve Pınara’nın küçük yerleşkelerine de bir gezi yapabilirsiniz.

Bir diğer alternatif Patara’dır. Burası yarı gömülü şehrin 18 kilometrelik beyaz kumluk sahile uzandığı, kum tepeleriyle süpürülmüş bir yerdir. Aziz Nikolas’ın (Noel Baba) M.S. dördüncü yüzyılda doğduğu yer olarak da bilinir.

Son olarak, Dalaman’daki havalimanı yakınlarına geri dönerek, Köyceğiz Gölü’nden çamur banyolarına doğru çıkabilirsiniz. Burada, sazlıkların arasından antik Kaunos veya daha yukarı doğru ilerleyebileceğiniz bir tekne kiralamak mümkündür.