Türkiye’nin dördüncü büyük şehri olan Antalya’nın kent yapısı oldukça gelenekseldir.

Kaleiçi olarak adlandırılan eski şehir, halıcıların ve butik otellerin çoğunlukta olduğu dar sokaklı bir bölgedir.

Plajlar

Konyaaltı Plajı şehrin batı yakasındadır. Göz alabildiğine çakıl taşlarından oluşur.

Burada yerli halkı akşam yürüyüşü yaparken görebilirsiniz. Güneşlenmeye uygun bir plajdan ziyade, pek çok restoran ve barın sıralandığı bir sahil şerididir.

Altın rengi kumlu bir plajda güneşlenmek istiyorsanız şehir merkezinden batıya doğru 11 km uzakta olan Büyük Çaltıcak ve Küçük Çaltıcak’a gidebilirsiniz.

Palmiye ağaçları, antik şehir ve sapsarı kumların bir karışımı olan Phaselis’i ve günübirlik seyahatlere uygun Belek’in beyaz kumlu plajlarına gitmenizi de tavsiye ederiz.

Tarihi Mekanlar

Konyaaltı’ndaki Antalya Müzesi, Akdeniz sahillerinin kazı bölgelerinden çıkarılmış eserlerin sergilendiği dünya çapında bir arkeoloji müzesidir.

Antik şehir Perge ve Roma dönemine ait devasa amfitiyatrosuyla meşhur Aspendos bölgelerine Antalya Havalimanı’ndan kolayca ulaşılabilirsiniz.

Antalya’nın merkezinde ise görülmeye değer yerlerin hemen hepsi Kaleiçi civarındadır. Ünlü gezgin Evliya Çelebi Kaleiçi’nden, 80 kulenin ve 4 kapının bulunduğu, 4,5 kilometre uzunluğundaki surlarla çevrili bir yer olarak bahseder.

Gezmeye 13. yüzyıldan kalma saat kulesi ve Atatürk heykelinin olduğu tepeden başlayabilirsiniz. Yivli Minare ve Karatay Medresesi’nden eski limana kadar indiğinizde sizi iskele boyunca restoran ve kafelerin sıralandığı gösterişli bir marina bekler.

Limanın uzak tarafındaki falezde ise antik çağlardan kalma bir deniz feneri olan Hıdırlık Kulesi bulunur.

Akdeniz Uygarlıkları Müzesi

Roma dönemine ait Hadrian Kapısı ve 5. yüzyıldan kalma eski bir Bizans kilisesi olan Kesik Minare Camii’nin yıkıntılarının etrafını eski ahşap pencereli Osmanlı evleri sarar.

Suna ve İnan Kıraç Enstitüsü eski bir Rum Ortodoks kilisesinde konumlanan bir müzedir. Akdeniz uygarlıkları müzelerinin en iyi örneklerinden biridir.

Antik döneme ait Perge ve Aspendos şehirlerini görülmesi gereken yerler listenize koyabilirsiniz. Daha ilerideki Side, antik ve modern ruhu bir arada bulundurmasının yanısıra kusursuz plajıyla da çekici bir tatil beldesidir.

Şehrin batısında bulunan antik Phaselis (Faselis) şehri, kum plajları ve gölgeli palmiye ağaçlarıyla harika bir piknik ortamı sunar.

Yanartaş Dağıyla Ünlü Olimpos

Plajı çakıl taşından oluşsa da eşsiz bir doğası olan ve kayalarının arasından alevler çıkan Yanartaş Dağı’yla ünlü Olimpos da görülmesi gerekenler listesindedir. Eski limandan kalkan pek çok tekne buralara mutlaka uğrar.

Antalya’nın iç kısımlarına doğru ise Toros Dağları mükemmel bir yürüyüş parkurudur. Antik Termessos kentinin harabeleri de meraklısı için gezilmeye değerdir.